Alacak yaşlandırma
Alacak yaşlandırma, açık alacakları vadesinin üzerinden geçen süreye göre kovalara ayıran rapordur: tipik olarak vadesi gelmemiş, 1-30 gün, 31-60, 61-90 ve 90 gün üstü. Amacı, tahsilat riskini müşteri ve kalem bazında görünür kılmaktır.
Yaşlandırma raporu her muhasebe programında bulunur ve tahsilat yönetiminin temel aracıdır: hangi müşteride ne kadar para beklediğinizi, bu paranın ne kadar süredir beklediğini ve şüpheli alacak karşılığı tartışmasının hangi kalemler üzerinden yürüyeceğini gösterir. Raporun doğruluğu tamamen altındaki açık kalemlere bağlıdır; rapor kendi başına hiçbir şeyi ölçmez, yalnızca defterin o an ne bildiğini kovalara böler. Aynı mantık borç tarafında da işler ve tedarikçilere olan açık borçların yaşlandırması, ödeme planlamasının girdisi olur. Kovaların sınırları şirketten şirkete değişir; 30 günlük dilimler yerine 15 günlük ya da 180 gün üstü tek kova kullanan raporlar da yaygındır, önemli olan sınırın dönemler arasında sabit kalmasıdır.
Mutabakatla ilişkisi doğrudandır. Bir kalem yalnızca gerçekten tahsil edilmediği için değil, tahsilatı doğru faturaya bağlanmadığı için de yaşlanabilir. Kısmi ödeme, tek havaleyle kapatılan çoklu fatura, kur farkı, banka masrafı kadar eksik gelen transfer ve iade faturasının asıl faturayla ilişkilendirilmemesi, hepsi kalemi olduğundan yaşlı gösterir. Bu nedenle yaşlandırma, kalem düzeyinde eşleştirme yapılmadan okunduğunda tahsilat riski değil, kayıt gecikmesi ölçer. En yaşlı kovadaki kalemlerin karşı tarafın ekstresiyle karşılaştırılması, hangi satırın gerçek risk hangisinin kayıt boşluğu olduğunu ayırır. Sürekli çalışan bir eşleştirme, kalemleri yaşlanmadan önce karşılıklarıyla buluşturduğu için raporun her ay yeniden temizlenmesi gereken bir belge olmaktan çıkmasını sağlar.
En sık karıştırılan nokta, yaşlandırmanın toplam bakiyeyle doğrulanabileceği sanılmasıdır. Toplam doğru olsa bile kovaların dağılımı yanlış olabilir; kapama kaydı yapılmamış bir ödeme, aynı müşteride hem yaşlı bir alacak hem sahipsiz bir tahsilat üretir ve toplam yine tutar. İkinci yanılgı, raporun tarihinin önemsiz olmasıdır: yaşlandırma her zaman belirli bir kesit tarihine göre üretilir; farklı tarihlerde alınan iki rapor, arada hiçbir tahsilat olmasa bile farklı kovalar gösterir. Bu yüzden yaşlandırma karşılaştırmaları aynı kesit tarihiyle yapılmalıdır. Üçüncü bir yanılgı, en yaşlı kovanın her zaman en kötü müşteriyi gösterdiğidir; tek bir uyuşmazlık kalemi, ödemelerini düzenli yapan bir müşteriyi de yıllarca listenin başında tutabilir. Bu nedenle yaşlandırma, tahsilat kararının kendisi değil, hangi kalemin konuşulacağını belirleyen sıralamadır.
Örnek
Bir müşterinin toplam açık bakiyesi 1.240.000 TL. Yaşlandırma raporu bunun 310.000 TL'sini 90 gün üstü kovada gösteriyor ve bu kalem şüpheli alacak tartışmasına giriyor. İnceleme sırasında 90 gün üstü kalemlerin 145.000 TL'lik kısmının aslında dört ay önce toplu bir havaleyle tahsil edildiği, ancak havalenin üç faturaya bölünerek kapatılmadığı görülüyor. Kapama kayıtları yapıldıktan sonra 90 gün üstü kova 165.000 TL'ye iniyor; toplam bakiye ise hiç değişmiyor. Gerçek gecikme riski, raporun ilk hâlinin gösterdiğinin yaklaşık yarısı kadar çıkıyor. Rakamlar örnektir.
İlgili terimler
Defter ve hesap
30 dakika. Kendi verinizle.
Canlı demo. Hiçbir taahhüt yok.
- Canlı demo — slayt değil, sistem
- Hazırlık yok, anında gösterim
- Size özel fiyat teklifi e-postanızda